Daha önceki yazılarımdan da  bildiğiniz gibi ben kocalarımı numaraladım. İkinci kocamın birinci karısından olan bir oğlu vardı. Adı Emrah. Benim de bir kızım vardı adı Zeynep. Babası Emrahla görüşmezdi. Benim zorumla hafta sonları Emrah’ı alıp getirirdi.  Ben  zorlardım,zira bir çocuğun babası ile zaman geçirmesinin önemli olduğunu düşünürdüm. Zeynep,Emrahtan küçüktü ve ona her kızın kendinden büyük olan abiye duyduğu hayranlığı duyardı.

Emrah,zayıf sayılan, açık kumral saçlı,yeşil gözlü ve hüzünlü bir çocuktu. Bence hüzünlüydü. Annesi ikinci kez mükemmel bir insanla evlenmişti. Babası arada görüşüyordu ama Emrah hüzünlüydü.Az konuşan bir çocuktu.

Sonra,sonra benim kızım kan kanseri oldu ve onu kaybettim ve de hemen Emrah’ın babasından,beni öğrencimle aldattığı için ayrıldım.Ama Emrah’tan ayrılmadım. Onu aradım,sordum ve evine giderek anne ve babası ile tanıştım.Aklımda kaldığına göre birbirimizi hoş karşıladık ve sevdik bile.

Ben o yıllarda Mensucat Santralda çalışıyordum ve Emrah sürekli benim yanıma gelirdi.Bizi,birbirimize mecbur eden hiç bir şey yoktu.Ama ben onun varlığını sevdiğim kadar o da benimle birlikte olmaktan hoşlanıyormuş ki gelirdi.

Ben gene evlendim.Emrahdan ayrılmadım.Emrah o evliliğin içinde vardı. Evlendikten 3 yıl sonra Can doğdu ve görüşmelerimiz azaldı.Giderek koptu. Aklımdan hiç çıkmadı ama. Samatyada oturuyorlardı ve ben çoğu zaman Samatyadan geçerken onu anardım.

Seneler içinde,yani 30 sene içinde Can büyüdü ve evlendi. Ben de artık sorumluluğum bittiğine göre ölmeye karar verdim.Yani ölebilirim.Çok sorun değil. Canın artık onu benim kadar düşünen bir arkadaşı,yoldaşı var. Öleceğim ya,beni Şileye gömmelerini istedim. İtiraz ettiler.Orası çok uzak,gelip gidemeyiz dediler. Annemin yanına da çok canım çekmiyor doğrusu. Üstelik orası da Şile kadar uzak. İsteğim kızımın koynunda yatmak. Evrakları aradım ve buldum ki kızımın mezarının tapusu Emrah’ın babasının üzerinde. Babası da öldü.Arkadaşlarım bana Emrah’ı bulmamı ve işi onunla halletmemi öğütlediler. Ben gene savsakladım.Emrah’ı bunun için aramazdım,arayamazdım.Fakat Emrah’ı da merak ediyordum. Ne yapmış,eğitimini tamamlamış mı,evlenmiş mi? Bu bahane ile sevmediğim facebook’a yazdım adını ve hop bir öğrencisi çıktı karşıma. Emrah öğretmen olmuş.Hem de matematik öğretmeni.Hem de deli gibi sevilen bir öğretmen.

Nasıl karşılanacağımı bilemeden bir mesaj attım.Hemen yanıt geldi, “otuz yıldır o kadar çok insana anlattım ki seni.Her sevdiğim seni bildi.Hepsi defalarca ara onu dedi.Arayamadım.Senin her dediğin çok önemliydi benim için.Korktum mu çekindim mi bilemiyorum.Seni anlatırken hayatımı en çok etkileyen insan derdim,içtenlikle derdim.Çok isterim seni görmek,çok özledim.“Bu mesajın bana yazıldığını kavramam zaman aldı. Emrah beni bilmiş hem de unutmamıştı. Hemen telefonumu verdim. Aradı ve konuştuk.Matematik öğretmeni olmuş.Evlenmiş. “İki kızım var,büyük olanın adı Zeynep ve neden Zeynep olduğunu biliyor” demez mi?Ağlamazmıyım ben salya sümük. Görüşmeye karar verdik.Bu güzel adamı görmeliydim ben. Benim gelgitlerimden fırsat bulup ancak dün görüşebildik.Kocaman bir adam,öğretmen,eş,baba vardı karşımda.Olamaz şeyler hatırlıyor. Yuvaya geldiği zaman (yuvanın yöneticisiydim) ben çocuklarına iyi davranmadıkları için anneleri haşlıyormuşum. Gene haşlıyorum. Ona “benim çok kötü bir üvey annem var,ölse de kurtulsam diyorum,sen de benim için öyle diyecekmisin” diye soruyormuşum. Üvey annemi sordu.Yaşadığını ve beni soktuğu sıkıntıları anlattım. Benim ona okuması için verdiğim kitapları,defterleri saklamış. Yüreğim sıkıştı.

Nasıl koptuğumuza gelince “Can doğmuştu.Belki de ben az gelmeye başladım,belki de senin ilgin azaldı” dedi. Durdum ve olabileceğini düşündüm. Eve gelince çok kızdım kendime.Can doğduysa doğdu,nasıl böyle bir ihmalkarlık,ahmaklık yaparak canım Emrah’tan uzak kalabilmiştim? Araya bunca yılı nasıl sokabilmiştim?O benim sevdiğim çocuktu. Şimdi o benim sevdiğim koca adam. Bir daha kolay kolay ayrılmayacağımızı umuyorum.

Bakmayın benim mezar hazırlıklarıma.