Okul öncesi eğitimin önemine daha önceki yazılarımızda değinmiştik. Bu kez çocuklarımızın gelişiminden söz etmek istiyoruz ama gene-gene okul öncesinin ne denli önemli olduğunu bir daha hatırlamakta sayısız yararlar var diye düşünüyoruz

.

Okul öncesi eğitim, çocuğun doğduğu andan okula başlayana kadar geçirdiği yılları kapsar. Sıklıkla da kullandığımız gibi salt öğretim değil,eğitimdir esas olan.

Anaokulları 19. yüzyılın başlangıcında ortaya çıktı. Ama o dönemlerde okul öncesi eğitim denildiği zaman, akıllara, okuldan hemen önce gelen eğitim geliyordu. Evde bakacak kimsesi olmayan,yoksul,barındırılması gereken çocukların devam ettiği kurumlardı okul öncesi kurumlar. Geçen zaman içinde, okul öncesi eğitim,anlam değişikliğine uğradı ve eğitim kavramının boyutları da değişti. “Eğitim”birey olarak yetişmesine çalıştığımız çocuklarımızın,bedensel,duygusal,toplumsal,sanatsal yaşamını da şekillendiren bir süreç olarak benimsenmiştir.

Sıklıkla söz ettiğimiz gibi eğitim çocuk doğduğu andan itibaren başlar ve bitmez.Yaşamımız boyunca devam eden bir süreçtir eğitim.Çocuğumuza verdiğimiz eğitim onun davranışlarını belirler. Çocuğumuzun alışkanlıkları,disiplini, hayatı kavraması,sorunlarla başa çıkabilmesi, b i r e y olabilmesi doğduğu andan itibaren aldığı eğitimle gerçekleşebilir. Çocuklarımızın gelişimi,daha da önceden, yani o doğmadan önce başlar.Anne karnında var olduğu andan itibaren çevre ile etkileşimi başlar.Ana karnında çevre ile kurduğu iletişim onun organizması üzerinde de etkili olmaktadır.

Bilgi,beceri,alışkanlıklar,tavırlar gelişim sürecinin sonunda edinilmiş olan davranışlardır. Gelişimin hızla yönlendiği yıllar ise ilk yıllardır.

Toplum olarak çocuğumuzun eğitimine başlamak için pek aceleci davranmayız ve”büyüyünce öğrenir”deriz. Acaba nasıl olacaktır bu? Kızımız veye oğlumuz ilk okula adım atar atmaz birden”işte oldu” deyip herşeyi kavrayacak mı zannediyoruz? Oysa eğitim çocuğumuz doğmadan başlıyor.İlk okula gidene kadar geçirilen yıllar,onun en çok öğrenebildiği,kişilik yapısının geliştiği ve beyinsel gücünün oluştuğu yıllar.

Okulöncesi eğitimi,doğumdan,ilkokulun başlamasına kadar olan yılları kapsayan,çocukların bireysel özelliklerini öne çıkarmaya çalışan, gelişim düzeylerine uygun,uyarıcı,öğrenmeyi öğreten bir eğitim sürecidir.

Okulöncesi eğitimin yararlarını açıklamaya çalışırken birkaç sayı vermenin konuyu açıklamakta kolaylaştırıcı olacağını düşündük:

“ Bloom’un araştırmalarının sonuçlarına göre,17 yaşına kadar olan zihinsel gelişimin %50 si 4 yaşına kadar oluşmaktadır. 4 yaşından 8 yaşına kadar %30’u;8-17 yaş arasında ise %20 sinin elde edildiği saptanmıştır. 18 yaşına kadar gösterilen okul başarısının %33’ü okulöncesi yıllarda gösterilen başarı ile açıklanabilmektedir.(Fidan,1977)”

“ Eğitimin amacı nedir?” Okullarda verilen eğitimin amacı”Bireyin, içinde yaşadığı topluma,etkin ve dengeli bir uyum yapmasını sağlamaktır.”Buradan çıkarılması gereken anlam bireyin salt kendi için değil ama kendi gelişimini sağlarken toplumla da uyum içinde olmalı ve topluma yararlı davranışlar da geliştirmelidir.

Bizleri belirleyen şeyler, davranışlarımızdır.Davranışlar,öğrenilir.Kişilik yapımızı geliştiren,bizi belirleyen davranışlarımız,kalıtımsal özelliklerin ötesinde,fiziksel,zihinsel,duygusal ve sosyal gelişimlerin çevreyle ve biribirimizle karşılıklı etkileşimlerimizdir. Çocuklarımızı tanımak,anlamak,gelişimlerini izlemek,çevreyle olan iletişimleri onları yönlendirmemiz konusunda bizlere ipucları verecektir. Onları tanıdıkca onları birey olarak kabul edip,saygı duyacağız. Saygı duyduğumuz bireylere ise ilgimiz,sevgimiz ve sorumluluğumuz farklıdır.Son saydıklarımızdan en çok önem vermemiz gerekenin sevgi olduğunu düşünüyoruz. Çocuğumuza etkin bir sevgi ile yaklaştığımız zaman,ona duyduğumuz saygı ve kabul de o oranda artacaktır.

Okulöncesi eğitimin verildiği kurumlarda,eğitimin amaçlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

* Çocuğun fiziksel ve motor gelişiminde etkinlik sağlamak

Okulöncesi eğitim kurumu, çocuklar için düzenlenmiş bir yerdir. Ancak bu ortam mutlaka ev ortamı gibi olmalıdır. Çocuk orada kendini rahat,güven içinde hissetmelidir. Koşulların temiz ve sağlıklı olması gerektiğini söylemeye herhalde gerek yok. Yeterli beslenme ve temiz ortam onların gelişimini olumlu olarak etkileyecektir. Fiziksel özelliklerini kullanıp geliştirebilecekleri oyunların oynanması ve yaratıcı etkinliklerde küçük kaslarını geliştirebilmeleri için yapılan düzenlemeler onların gelişimlerine yardımcı olacaktır.Yuvanın bahçesinde oynayabilecekleri geniş alan bulmaları ,yaşlarına uygun olan araç,gereçleri kullanabilmeleri de gelişimleri için olmazsa olmazlardandır.

* Çocukta d u y g u s a l g ü v e n sağlamak

Duygusal güven,sağlıklı bir benliğin temelidir. Benlik kavramımız ve kim olduğumuzun bilgisini doğduğumuz andan itibaren öğrenmeye başlarız. Karşılıklı saygı ve güven üzerine kurulmuş olan ilişkiler,kişileri iyiye ve güzele taşır. Okul-aile işbirliği çocuğun güven ortamını oluşturur. Çocuklarımıza sevgi,ilgi,anlayışla yaklaşmamız,onların da başkalarına sevgi,ilgi ve anlayışla yaklaşmalarını sağlayacaktır. Çocuklarımızın kendilerini ifade etmelerine olanak sağlamalı ve duygusal çatışmalardan kaçınmalıyız. Onlara ceza vermemeli,küsmemeli,sorunlarımızı konuşarak ve sevgi ile çözümlemeye çalışmalıyız.

*Çocuğun sosyalleşmesine olanak sağlamak

Çocuklarımız anaokullarında veya yuvalarda yaşıtları ile biraraya gelerek irlikte yaşamayı,paylaşmayı,grup içinde davranışı öğrenirler Okulöncesi eğitimde yaratıcı etkinliklerde birlikte olamak,işbirliğinin ilk adımlarıdır.Yaşıtlarını anlama,uzlaşma veya uzlaşamama hep bu yaşlarda edinilen deneylerdir.

*Çocuğun sağlıklı kişilik gelişimine olanak sağlamak

“Ben”duygusunun bencillikten ayrı olduğunun öğrenildiği yerdir okul öncesi kurum. Ben duygusu,ben kavramı bireyin,”kimim”,”neyim”,”ne istiyorum”,”neleri başarabilirim”konularında sağlıklı yanıtları alması ile pekişir. Benlik kavramlarının gelişmesi onların kendilerinin farkında olmalarını sağlayacaktır. Farklı olmanın farkını ve kendileri ile yarışarak gelişebileceklerini okulöncesi süreçte öğrenir çocuklarımız. Toplumsal cinsiyet rollerini de bu aşamada,benlik kavramı ile birlikte öğrenirler. Benlik kavramının gelişmesi çocuğun özgürleşmesini de sağlayacaktır.Özgür ve bağımsız oldukca daha çok kendilerine güveneceklerdir. Konuşma becerileri,sebeb-sonuç ilişlileri arasındaki bağı kavrama,akıl yürütme gibi olgunluklara erişeceklerdir. Kendilerini bilmek onlara kendilerini kontrol etme becerisini de kazandıracaktır. Kendini bilenin,başkasını bilmesi kolaydır.

*Çocukta öğrenme becerisini geliştirmek

Öğrenme becerisi,yaratıcılığın gelişmesi ile oluşur. Akıl edebilen,kıl yürütebilen,soran ve merak eden bireylerin öğrenmeleri kolaydır. Okulöncesi eğitimde çocuklara uyarıcı çevre koşulları hazırlanır. Çocuk her gün kendini yeni bir dünyada ve bilgi akışının içinde bulur. Ne kadar çok soru sorarlarsa ve ne kadar çok sorularına yanıt alabilirlerse öğrenme becerileri de o kadar gelişir. Bu süreçde bilgi toplamalarına,deney yapmalarına ve becerilerini geliştirmelerine izin verilmelidir.

*Çocuğu okul yaşamına hazırlamak

Okul yaşamı için gereken sosyal becerileri elde etmeleri,bunu başarmak için gerekli zihinsel olgunluğa erişmeleri okul öncesi eğitimde yaşanan süreçte oluşur. “çocukluk”özelliklerinden “öğrencilik “özelliklerine geçtiği zaman nasıl bir öğrenci olacağını gelişimi sırasında bilebiliriz. Öğrenmeyi öğrenmiş olan çocuk,iyi bir öğrenci olacaktır.

*Çocuğun zihinsel olgunluk düzeyine ulaşmasına olanak sağlamak

Etkin sevgi ortamında,becerilerini geliştirmesine olanak tanınmış olan,bilgiyi arayan,paylaşımı ve saygıyı bilen, öğrenmeyi öğrenmiş olan bireylerin yetişmesi için alınan eğitim okulöncesi dönemdedir.

Her çocuğun gelişimi kendine özeldir. Bu nedenle her çocuğun gelişimi farklıdır. Ancak gene de kavramları ve bu kavramların içini doldurduğumuz zaman beklentilerimizin ne olduğunu bilmek onları tanımamıza daha da yardımcı olur.

ÖZBAKIM GELİŞİMİ Özbakım gelişimi,çocuğun başka birinin yardımına ihtiyaç duymadan yemek yemesi,giyinmesi,tuvalete gitmesi,bağımsız olarak karar alabilmesi,”hayır” diyebilmesi,seçimler yapabilmesi gibi birey olmaya başladığını gösteren aşamalardır.

BİLİŞSEL/DİL GELİŞİMİ Biliş,bireyin çevresini öğrenmesini ve anlamasını içeren zihinsel etkinliktir.Bilgi edinmek,bilgiyi kullanmak düşünce sürecini içerir. Bilişsel gelişim;düşünme, kavrama,algılama süreçlerinin gelişimidir. Konuşulan dili kullanmak ve öğrendiklerini bu dille aktarmak da dilin gelişimini gösterir.

SOSYAL VE DUYGUSAL GELİŞİM İnsanlarla ilişkileri sırasında,insanlar arasındaki farklılıkları ayırt edbilmesi,grup oyunlarını oynayabilmesi,yardımlaşması,sevgi ve şefkati almayı ve vermeyi öğrenmesi sosyal gelişimdir. Duygularını hareket ve davranışları ile göstermesi ve duygularına uygun sözcükler bulması da duyusal gelişimin göstergesidir.

BEDENSEL GELİŞİM Oturmaktan koşmaya,tırmanmaktan dengede durmaya kadar,küçük nesneleri ve eşyaları düzgün bir şekilde kullanması da çocuğun bedensel gelişiminin tanımıdır.

Yukarıda sıraladığımız gelişimler çocuktan çocuğa fark edeceği gibi her yaş grubu için de farklılıklar gösterir. Başka bir yazının konusu olacak olan yaş grubu özelliklerini de sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.